Loading...
Menu

ACI ÇEKMEK
İsmail Acarkan | 04.12.2018

Her şey benim deneyimlemem için için olur. Bana değil.

Çok uzun bir psikolojik hastalık sürecinden sonra gerçeğe uyanan Byron Katie yaşadığı farkındalıktan sonra şöyle der; Acı çekmek için geçerli bir sebebiniz olduğuna inandığınız zaman Gerçek’ten tamamen uzaklaşmışsınızdır. Tek acı sorgulanmamış bir zihindir. Ya düşüncelerinize inanırsınız, ya da onları sorgularsınız. Başka seçim yok.

Yazının devamı
KÖRÜ KÖRÜNE İNANMAK
Edip Uras | 04.12.2018

İnsanın psikolojik yapısını inceledikçe, beni hala büyüleyen birçok özelliğin yanında, galiba hepsinin önünde inanmak eylemi geliyor.

İnsan inanıyor… İnançlarımız var hepimizin…

Evrenden ve uzaydan başlayın, şu kısacık hayatlarımızın en önemsiz gözüken köşelerine kadar inandıklarımız ile yönlendiriyoruz hayatı. 

Neye inandığımız yaşadıklarımızı belirliyor hayatın her anında.

 İnandıklarımızın bazıları okuduklarımıza, bize okutulanlara ve gördüklerimize ve bize gösterilenlere dayanıyor.

Yazının devamı
BİLMİYORUM DEMENİN HAFİFLİĞİ
Edip Uras | 06.11.2018

Bilmediğimiz zamanlar endişeliyiz genelde. Yarın ne olacak? şu sınav nasıl geçecek? hoşlandığım kız beni seviyormu? sevgilim bugün beni düşündümü? iş görüşmesinde ne ile karşılaşacağım? ve tabi soruların en yaldızlısı ve en yıldızlısı, ne zaman öleceğim?

Çünkü emin olmak istiyoruz. Gelecekten, yanımızdakilerden, aldatılmayacağımızdan, yarın havanın nasıl olacağından. Emin olduğumuz anda ise ilgimiz kayboluveriyor nedense, başka emin olmadığımız şeyler bulup onlarla uğraşmaya meraklanıyoruz. Peki herhangi bir şeyden kesin emin olmamızın şartı nedir? Gerçek bir tanıma ulaşamazsan en iyisi kendi tanımını yapmak.

Yazının devamı
MUTLULUK HIRSIZLARI
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 23.10.2018

Kimsenin kimseden bu kadar mutluluk çalmaya hakkı var mı, acaba? Evet, hepimizin yaşam enerjisi azalıyor, korkuyoruz, tükeniyoruz. Bazen çıkış yolu bulamayıp birbirimizden medet umuyoruz. Bazen de eksilen bizi o kadar korkutuyor ki bu durum, birbirimizden çalıyoruz.  Bunu yaptığımızda yaşamın kıyısından dönüp tekrar nefes almış gibi belki hissediyoruz, ama çok sürmüyor. Belki dakikalar, belki birkaç saat. Neden mi? Çünkü bunu çoğaltmak yerine birbirimizden çaldığımızda birbirimizi eksiltiyoruz. Yaşamı eksiltiyoruz, anı kurtarıyoruz.

Yazının devamı
GÖÇ
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 21.09.2018

Herkes göç ediyor sanki… Kiminle konuşsam ya sahil kasabasına, ya yabancı bir ülkeye… Küçük yaşlardayken de bu hayalleri duyardım, ama tek tüktü. O hayali kuranların peşine gidip gidemeyeceğini bilmiyorduk. Başaran oldu mu, gözlerimiz parlardı. Bilinmeyene doğru bir cesaret emsali görmüş gibi göğsümüz kabarır, sanki bizim içinde olasılıklar kapılarında birden fazla geçit oluşurdu. Hoşa gitse de yola çıkmak isteyen insan sayısı yine de azdı. Tek tük, parmakla izleniyordu. Öyküleri dilden dile anlatılıyordu.

Yazının devamı
KENDİ ZİNDANINDAN BÜYÜK...
Edip Uras | 07.09.2018

Kendine yapacağın en büyük kötülüklerden biri, hepimizin zaman zaman yaptığı gibi, kendi kendini küçültmek, suçlamak, yargılamak ve hatta aşağılamak.

Kendi değerini bilmeyenin değerini bilmezler derler, bu kısır döngü ‘hiçbir işe yaramıyorum’ veya ‘salağın tekiyim’ veya ‘mutlu olmayı haketmiyorum’ gibi kalıplarla oluşmuş kocaman bir duvar oluşturana kadar devam ediyor. Her kötü cümle, içinde olduğun zindanın duvarlarını biraz daha kuvvetlendiriyor.

Yazının devamı
NE DEDİĞİNE DEĞİL, NE...
DENİZ ÖZTAŞ | 07.09.2018

Bir müşterinin satın alıp almayacağına nasıl karar verirsiniz?

Tabii ki, er meydanında! Yani ürünlerin, rakiplerin, diğer müşterilerin olduğu, gerçek satın alma anında…
Ortam koşulları tüketicinin davranışlarını belirleyecektir. Bu ortam mağaza olabilir, alışveriş merkezinin içi olabilir veya bir açık bir alan olabilir.

Yazının devamı
NEDEN GÜZELLİK BU KADAR...
DENİZ ÖZTAŞ | 07.09.2018

Güzellik soyut bir kavramdır. Genellikle de görecelidir… Öte yandan herkes için ortak sayılabilecek bir güzellik anlayışımız da mevcuttur. Reklam filmlerinde oynayan kişilerin belli fiziksel özellikleri herkes tarafından güzel bulunur. Ancak iyice derinlemesine incelendiğinde “güzellik” kavramının tamamen zihinsel bir yorumdan oluştuğunu fark edersiniz.

Yazının devamı
KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI...
İbrahim Yıldız | 07.09.2018

Toplumun en küçük yapı birimi ailedir. Sağlıklı aile yapısı sadece kendi üyeleri için değil çevresi ve toplum için de bir denge ve güven unsurudur. Güçlü ve sağlıklı aile demek, varlığı ile gurur duyduğumuz çocuk nüfusun ve genç nesillerin huzur ve güven ortamında yetişmesi demektir. Doğru bilgi ile donatılan çocuklarımız üretken Türkiye’nin temelini oluşturmaktadır. Bilgiye erişimin en güçlü yollarından biri kitap okumaktır.

Yazının devamı
ERTELİYOR MUSUN? BEN...
Edip Uras | 07.09.2018

Milli sporlarımızdan 'son dakikacılık’ uzmanlara göre ergen bir toplum olmanın işaretlerinden

biri. Öğrenciyken, sınava girmeden önce son gece sabahlayan, yapılacak herhangi bir iş için

verilen son saatin son dakikasına kadar harekete geçmeyen insandan hep kriz ve acil

durumları çözmeye çalışan birine dönüştüysen, sen de bizim tayfadansın.

Yazının devamı
TÜKETİM
DENİZ ÖZTAŞ | 07.09.2018

ocuklarıma kalan eski oyuncaklarım var... Bu oyuncaklar yıllara meydan okurken, markalı veya markasız aldığımız her oyuncak kısa zamanda yerine bir başka oyuncağa vermek için yarışır durumda.

Tüketim çılgınlığı insanoğlunun hastalığı mı? Yoksa bu bolluk, bir lütuf mudur? 

Yazının devamı
MÜŞTERİLER İLE BAĞ KURMAK
DENİZ ÖZTAŞ | 07.09.2018

Bu kadar çok mecranın ve rekabetin olduğu ortamda müşteriye bir duyguyaşatmanız gerekiyor ki, onunla bağ kurulsun, ürününüz/markanız hatırlansın, tercih edilsin. Bunun için müşterinin bilinçaltına ulaşabilmeniz gerekiyor. İşte size psikolog ve nörobilimcilerin analizleri ışığında çıkartılmış dokuz adım:

Yazının devamı
SEVGİ KAVRAMI ÜZERİNE
İsmail Acarkan | 07.09.2018

Neyi, Niçin, Nasıl Severiz?

Günlük dilde en çok kullanılan ancak üzerinde en az düşünülen kavramlardan biridir sevgi. Sevgi üzerine konuşulduğunda çoğu zaman sevginin bizzat ne olduğundan çok, sevdiğini söyleyen insanların davranışları akla gelir. ‘Alınıyorum, çünkü seviyorum, sevmesem alınmazdım veya seviyorsan kıskanırsın, kıskanıyorsan seviyorsun demektir’ gibi.

Yazının devamı
İHTİYAÇ VE ARAYIŞLAR...
İsmail Acarkan | 07.09.2018

Daha önce de değindiğimiz üzere psikolojik açıdan ilişki ve sevgi, “ihtiyaç” temeline dayalı bir etkileşim zeminidir. Bireysel bir ilişki kurduğumuzda, muhatabımızla aramızda tercihen pozitif bir etki alışverişi oluşmuş demektir.

İlişki kurarız, çünkü kendi dışımızdaki birilerinin ilgisine, desteğine, bize ayna tutmasına, bizi tamamlamasına, iyi ve kötü zamanlarımızda bize eşlik etmesine psikolojik açıdan ihtiyaç duyarız. 

Yazının devamı
OKUMAK İLE İLGİLİ YENİ...
İbrahim Yıldız | 07.09.2018

Uzun yıllar boyunca kitap okumanın önemini fark edememiştim. Kitap okumak ne işimize yarayacak ki?  Zaten başladığım kitaplar hep yarım kalıyordu. Veya çok sıkıcıydı. Sonrasında şunu keşfetmeye başladım. Kitap okumaya karşı zihnimizde o kadar çok olumsuz düşünce var ki. Peki ya ne yapmalıydım?  

Yazının devamı
SINIRLARI KALDIRIN
Cenk Yüksel | 04.09.2018

Dünyanın hiçbir yeri ayrı ayrı yerler değil aslında.

Hepsi birbirinin devamı ve bir bütünün parçaları.

Yazının devamı
BENİM GÜZEL HUNİM
Cenk Yüksel | 04.09.2018

Ne çok işe yarar bilir misin?

Onun görevi senin hayatını hep kolaylaştırmaktır.

İçine dökmekte zorlandığın şeyleri o içine alır ve içinden geçirerek hedefe ulaştırır.

Yazının devamı
AŞKIN BÖYLESİ YAŞANMADI!
Cenk Yüksel | 04.09.2018

(Nedendir bilmem ama paylaştığım bu özel anım, Leman Sam’dan Gönül adlı parça eşliğinde okunmasını rica ediyorum…)

Sanırım sanatçı bir ruhla dünyaya gelen insanların, dünyaya geliş amaçlarını biliyor olmaları gibi bir durum söz konusu… Ben kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum. Soba üstünde saç fırçası ile aileme şarkı söyleyerek başlayan kariyerim, kendime olan güvenim ve bitmek bilmez inancım neticesinde bugün konserlerimde sevenlerimle buluşmama neden oldu.

Yazının devamı
HASTALIKLAR VE AİLE DİZİMİ
Dr.Ayşe Işın ÜNAY | 04.09.2018

Hekim hastasını değerlendirirken tanıya varmak ve tedaviyi planlamak için bazı sorular sorar. Bunların tamamı “anamnez” olarak tanımlanır. Anamnezde; hastanın yakınmaları, öyküsü (yakınmalar ne zaman, nasıl başladı, nasıl gelişti), özgeçmişi (daha önce geçirilen hastalıklar) ve soygeçmişi (ailedeki diğer kişilerdeki hastalıklar) sorgulanır. Soygeçmişi sorgulamanın nedeni bazı hastalıkların ailesel geçişli olduğunun düşünülmesi/kabul edilmesidir. Bu hastalıklar gerçekten genetik geçişli midir, kalıtsal mıdır?

Yazının devamı
TERÖR,ALGI YÖNETİMİ VE...
Erhan Altunay | 04.09.2018

Türkiye her defasında dozunu arttıran ve her an şekil değiştiren bir terör bataklığının içine büyük bir hızla giriyor.

Ne yazık ki teröre, devletin aldığı güvenlik önlemleri dışında bir alanda, rasyonel bir şekilde yaklaşabilen bir akademi ya da medya uzmanı yok.

Defalarca belirttiğim gibi, terör geleceğe yönelik kanlı bir algı yönetimidir; yani intikam almak, yılbaşı protesto etmek vs gibi bir derdi yoktur.

Yazının devamı
MASALCI
Erhan Altunay | 04.09.2018

“Masallar anlatıldıkça gerçek olurlar” diyerek başlayan bir serüven… Masalcı…

Başkalarının -kötü bitecek- masallarını dinlemek yerine, kendi masalını anlatmaya başlamış bir yazarın romanı…

Yazar “Masalcı” ile gerçekliğin sonunu değiştirmeye çalışıyor…

Yazının devamı
LİLİTH EFSANESİ
Erhan Altunay | 04.09.2018

Lilith efsanesi gizemini binyıllardır korumuştur. Özellikle mistikler bu konuda oldukça kafa yormuşlardır. Lilith konusu 20.yy'da ise Analitik Psikoloji’nin ilgi alanına girmiştir.


Şimdi Lilith efsanesinin kökenlerine bakıp bunun Ana Tanrıça ile olan ilişikisini inceleyebiliriz.

Yazının devamı
KUTSAL KASE VE ERKEĞİN...
Erhan Altunay | 04.09.2018

Daha önceki yazılarımızda, Evren’in amacının dişi ile erkeğin birlikteliği olduğunu söylemiştik. Bu bağlamda erkek de kadın da içgüdüsel olarak bu eylemi gerçekleştirmek için hareket eder.

Yazının devamı
KUTSAL FAHİŞE
Erhan Altunay | 04.09.2018

Lilith ile sembolize edilen arketip oldukça çarpıcı gelmiştir. Ancak bir önemli arketip de "Kutsal Fahişe" ile sembolize edilir. Bu aynı zamanda cinsellikle kutsalığı birleştirmiş, her birleşmeyi "kutsal eylem" olarak yaşayan ve erkeğini "büyütebilecek" kadındır. Şimdi bu kadını tanıyalım:

Yazının devamı
ALGI YÖNETİMİ
Erhan Altunay | 04.09.2018

Son zamanlarda “Algı Yönetimi” çok sıkça konuşulan kavramların başında geliyor. Siyasetçi “algı yönetimi” yapıyor, gizli örgütler yapıyor, medya yapıyor… Herkes bu konuda bir şey söylese de aslında kavramın içini dolduran çok az kişi var.

Öncelikle hepimizin sıkça kullandığı algı sözcüğünü tanımlamakta fayda var.

Yazının devamı
KAFANIN İÇİNDE BİR PSİKOPATLA...
FERHAN BUGAY | 04.09.2018

Kafanın İçinde Bir Psikopatla Yaşıyorsun Ona Teslim Olma!

Yazının başlığı size garip veya itici gelmiş olabilir. Aslında gelmeli de çünkü tam olarak istediğim buydu. Bizler için değişmek çoğu zaman o kadar zor ki, bize meydan okumayan olaylar dışında hiçbir şeye tepki göstermiyoruz. Çünkü yeryüzünde yedi milyar insan uyuşturulmuş olarak yaşatılmaktadır. 

Yazının devamı
SAKIN KENDİN OLMA YOKSA...
FERHAN BUGAY | 04.09.2018

Sosyal Medya Çılgınlığı, Moda Bağımlılığı, Diziler, Hareketsizlik, Tembellik, Alkol, Sigara, Aşırı Beslenme, Duygusallık, Öfke, Güç Arzusu, Para Tutkusu ve KUTUPLAŞMA

Yazının devamı
Doğasından Çoktan Uzaklaşmış...
FERHAN BUGAY | 04.09.2018

Günümüz yaşamında insanların kendi kendilerine en çok telkinde bulundukları konu herhalde mutlu olmak, mutluluğu yakalamak, mutluluğu sürdürebilmek veya arttırabilmektir.

 

Bu konularda zihnimizde yaşadığımız belirsizliği ortadan kaldırabilmek için elimizden gelen her şeyi yaparız. Bunun nedeni zihnimizi en çok yoran şeyin belirsizlik olmasıdır. Çünkü beyin garanticidir ve belirsizlikten hiç hoşlanmaz. İşte hepimizin tüm gün ortadan kaldırmaya çalıştığı şey bu belirsizliktir.

  


Yazının devamı
SAĞLIKLI ALIŞKANLIKLARLA...
Uzm.Dyt.İlker Pazarbaşı | 09.08.2018

Fit görüntünüze aldanmayın, gizli obez olabilirsiniz!

Hiç içten içe obez olabileceğinizi düşündünüz mü? Görünürde sağlıklısınız, zayıfsınız.

Kilolu olmayan bir bedene sahip olmanız sağlıklı olduğunuz anlamına gelmemekte. Kilolu bir bedene sahip olmanız da sağlıksız olmanız anlamına gelmez. 

Yazının devamı
PSİKONÖROİMMÜNOLOJİ (PNI)...
Uzm.Dyt.İlker Pazarbaşı | 09.08.2018

Psikonöroimmünoloji bilimi 80’lerden sonra tekrar önem kazanmaya başlayan, hastalıklara bütüncül bir yaklaşım sergileyen bilim dalıdır. Adından da anlaşılacağı gibi, psikoloji, nöroloji, immünoloji bilimlerini kapsarken, tüm hastalık tablolarına bu üç bilim dalının yanında davranış bilimleri, endokrinoloji, epigenetik, evrimsel biyoloji ve diğer evrimsel yaklaşımları da kapsayarak bütüncül bir yaklaşım sergiler.

Yazının devamı
OTİZM VE BESLENME
Uzm.Dyt.İlker Pazarbaşı | 09.08.2018

Bir süredir otizm için en uygun diyetin nasıl olması gerektiği tartışılmakta. Gerçekten de çocuklarımız için bu gibi özel durumlarda nasıl bir beslenme planı uygulamalıyız?

Yazının devamı
MEDİTASYONUN KRONİK HASTALIKLARI...
Uzm.Dyt.İlker Pazarbaşı | 09.08.2018

Meditasyon, kelime anlamı olarak “derin düşünme” anlamına gelmektedir. Bir süredir meditasyonun kronik hastalıklar üzerine etkileri bilimsel olarak da araştırılmaktadır ve dünyanın en bilinen ve geniş bilimsel veri tabanına sahip “Medline” veri tabanında “meditation” kelimesi aratıldığında 7664 akademik çalışma bulunmaktadır.

Yazının devamı
KİLO VERMEDE VE DİYABETİ...
Uzm.Dyt.İlker Pazarbaşı | 09.08.2018

Birçok insan zayıflamak amacıyla spor yapıyor. Ancak bazen ağırlık kaybı tatmin edici olamıyor. Bu durum kişinin motivasyonunu düşürüyor ve daha fazla spor yapmamasına sebep oluyor. Her ne kadar sporun hemen her türü çeşitli fizyolojik fayda sağlasa da sporu tekniği ile yapmak birçok açıdan bu faydayı artırıyor. Daha kolay kilo vermeyi ve diyabeti yenmeyi kolaylaştıran antrenman teknikleri var. Şimdi biraz bunlardan bahsedelim.

Yazının devamı
VÜCUDUMUZUN MAGNEZYUM...
Uzm.Dyt.İlker Pazarbaşı | 09.08.2018

Zaman zaman hissettiğimiz kısa süreli ağrılarımızın nedenlerini düşünmeyiz. Çünkü kısa sürelidir, biteceğini biliriz. Sonra ilerleyen zamanlarda başka ağrılar başlar. Bunlardan bazıları yenidir ve bazıları da eskiden beri var olanın daha uzun sürelisidir.

Yazının devamı
BESİNSEL BOTOKS
Uzm.Dyt.İlker Pazarbaşı | 09.08.2018

Yaşlanmaya karşı hepimiz direnmek isteriz. Daha genç görünmek, daha dinç hissetmek ve aynada kendimizi hep genç görmek hepimizin arzusu. Sanırım herkes bunu başarmanın yollarını biraz biliyor. Hepimizin aklındakileri şöyle bir sıralayalım: sigara, alkol, stres, yetersiz fiziksel aktivite, kötü beslenme, ağır metaller, toksinler, bazı vitamin ve minerallerin vücutta azalması, inflamasyonun varlığı, uyku düzeni sorunları…

Yazının devamı
ALZHEIMER HASTALIĞI BESLENME...
Uzm.Dyt.İlker Pazarbaşı | 09.08.2018

Alzheimer hastası olan bir bireyin belirgin bir şekilde iyileşebildiğini hiç duydunuz mu? Duysanız inanır mısınız? Bu yazıyı okuyunca inanacaksınız çünkü böyle bir gerçek var. Dr. Bredesen, uzun süredir bilişsel performans kaybını önleme üzerine çalışıyor ve 2014 yılında yayınladığı bir çalışmada Alzheimer hastalarında belirgin iyileşmeler sağlandığını belirtiyor. Hem de bizi çok ilgilendiren bir şekilde. Yani beslenme ile.

Yazının devamı
ALZHEIMER BESLENME PLANI
Uzm.Dyt.İlker Pazarbaşı | 09.08.2018

Alzheimer hastalığı şimdilik geri dönüşü olmayan bir hastalık olarak belirtiliyor. Son birkaç yılda alternatif-bütünleyici tedavi yaklaşımları herkesin dikkatini çekiyor. Çünkü bu tedavilerde büyük başarılar elde ediliyor, daha ucuz ve yan etkileri yok veya çok az. En önemlisi, vücuda kimyasal ilaçlar alınmıyor. Örneğin otizm durumunda glütensiz (buğdaysız) ve kazeinsiz (süt ürünlerinden yoksun) diyetin etkili olduğu biliniyor.

Yazının devamı
ZİHNİMİN YELDEĞİRMENLERİ
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Bugün size çok büyük bir sanat dalından bahsedeceğim. Aslında biraz teknik ve bilim gerektiren bir sanat dalı…  İnsanın yaratıcılıkta en üst noktalara gidebileceği ve yaratımının kitleleri etkileyebileceği bir sanat dalı… Ortaya çıkan her eserin eşsiz doğasını anlamanın bazen yıllar gerektirdiği bir sanat dalı… Evet, eserlerinin paha biçilemez olduğu sanat dalından, yaşama sanatından bahsedeceğim…

Yazının devamı
ZİHNE TUZAK KALBE YASAK...
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Küçük bir çocukken, bir akrabamızı ziyarete gitmiştik. Geçirdiği bir rahatsızlık yüzünden evde değneklerle yürüyor, rahat hareket edemiyordu. Yaşından dolayı ve sokaklardaki düzensizlikten dolayı dışarı rahat çıkamıyordu, evde sürekli yalnızdı. O zaman yaşamın hiç bir şey yapılamadığında ne kadar yaşama sevincinden uzak olabileceğini düşündüm ki, o kitap okuyordu sürekli en azından...

Yazının devamı
ZAMAN HIRSIZLARI
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Yaşam ne kadar değişti, farkında mısınız? Şu anda en çok ihtiyaç duyduğunuz şey ne diye sorsam çoğunuz zaman diyeceksiniz sanırım. En azından, sizi bilmiyorum ama benim öyle . İnsanın aklı almıyor, değil mi?

Yazının devamı
YASEMİN KOKULU AŞKLAR
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Aşkı zaten zor buluyoruz. Bir de yasemin kokulusunu mu arayacaktık? diye sorduğunuza eminim. Ne özler olduk değil mi, aşkın birbirini iyileştiren, yücelten, anlayan, sarmalayan olduğu günleri. Şimdi tıpkı haberlerde izlediğimiz hayatlar gibi aşklarımız.

Yazının devamı
TEKNOLOJİ VE İNSANOĞLU
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

e kadar da büyük ikilemdeyiz değil mi? Bir yerde nasıl besleneceğimizi, nasıl uyuyacağımızı hatta nasıl konuşmamız gerektiğini anlatan bilimsel yazılar, bir yerde bu yazılara uymayan gündelik yaşam… Kim doğruyu söylüyor?

Yazının devamı
SORUN SENDE DEĞİL BENDE!
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Sende bir sorun yok, sorun bende!

Geçen gün düşündüm bunu karşımdaki bir şeyler anlatırken… İnsan yaşadıkça bir büyüme, olgunlaşma geliyor cidden. Eskiden herkesle birlikte okuyup klişe dediğin ve herkesle birlikte aynı tepkiyi verdiğin cümleler bir başka derin, bir başka bilge geliyor….

Yazının devamı
SIRADAN SUSKUNLUKLAR
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Ne yaptık biz? Acaba bunların olacağını biliyor muyduk? Yoksa gerçekten daha iyisini mi istemiştik? Sevdiğimizi mutlu etmek için ona daha güzel bir dünya vermek için mi başlamıştık tüm bunlara? Bilmiyorum...

Yazının devamı
SİHİRLİ DEĞNEK
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Hava sıcak, dünya karışık... Bizim ülke hepten karışık... Astrolojiye bakılırsa gökyüzünde Merkür de suratsız, Satürn de…

Yazının devamı
POLYANNA KADAR MUTLU...
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Hepimizin aşk, para, kariyer, sağlık gibi bir çok kavramın peşinden koşarken aslında aradığımız şey aslında çok basit. Aslında “Mutlu olma” peşindeyiz.  

Yazının devamı
ÖLDÜK DE HABERİMİZ Mİ...
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Bu aralar kiminle konuşsam, “miadım doldu bu dünyada” diyor. “Artık hiç bir şey ifade etmiyor, her şey aynı, anlamsız ve öylesine” … Bakıyorum herkes bir yorgun… Yaşıyor, gülümsüyor, sohbet ediyor ama yine öylesine…

Yazının devamı
MAVİ TIKLI MONOLOGLAR
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Teknoloji geldi, mertlik bozuldu… Eskiden sokakta yüzyüze geldiğinizde ancak hısmımız, düşmanımız veya küs olduğumuz biri suratımıza bakmaz, konuşmaz, hatta bu davranışı ile aşağılardı.

Yazının devamı
KIRMIZI OJE Mİ
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Alt tarafı kırmızı renkten yapılan bir tırnak boyası nelere kadirmiş aman allahım! Gariptir ki, bugüne kadar karşılaştığım kadın ve erkeklerin neredeyse yüzde doksanında bir tanımlamalar var ki, kimmiş bu oje dedirtiyor?

Yazının devamı
KELİMELER SİHİRDİR
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Hayatlar karmakarışık, hayallerimize bu karmaşıklığın içerisinde yer açmaya çalışıyoruz. Sığdıramadıkça, bir şeyler eksik kaldıkça öfkeleniyoruz, çaresiz hissediyoruz. Nasıl başa çıkacağını bilememek, yetersizlik hissi bizi dışarıda bir çözüm aramaya yöneltiyor. O kadar beklemiş, o kadar sabretmiş oluyoruz ki sabrımızın son demlerindeki bu arayış bizi acil değişim arayışlarına yöneltiyor.

Yazının devamı
KASIMDA KASIMPATILI AŞKLAR
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Malum Kasım geldi çattı. Kışa girerken yazın bir heves yaşayıp tükettiğimiz sıkıştırmış tatiller gibi yaza sıkışmış heveslik aşklarda bitti. Yelkovan geldi Kasım’a çattı. Eh, derler ya hep Kasım’ da aşk başkadır diye… Başka da nasıl başka acaba? Kışın çetin soğukluğu ile sınanacak olduğundan mı? Tüm aksi dış koşullara karşı yaşama savaşı vereceğinden mi? Aşk zor iştir vesselam… Herkesin harcı değildir bence…

Yazının devamı
KAPLAN VE AŞK
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Geçen gün, facebookta bir cümle gördüm: “Don’t fall in love with a tiger in the zoo” (hayvanat bahçesindeki bir kaplana aşık olmayın) … Nasıl duyguların içinden geçiriyor, değil mi? Acı, sıkışmışlık, çaresizlik …. Sancılı, kıvrandıran, kaçınılması gereken… Ama oluyoruz işte… Hem de yan kafesteki renklerden geçilmeyen, hatta biraz daha ilerisinde bir pet shoptan alıp evimize götürebileceğimiz bir papağana değil… Belki asla dokunamayacağımız, başını bile sevemeyeceğimiz bir kaplana….

Yazının devamı
KADININ GÖTÜRDÜĞÜ YERE...
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Şu ara hepimizin kafası karışık, değil mi? En çok da özgürlük savaşı veren güçlü kadınların… Allah’ tan erkekler, bu konuda da bizi yalnız bırakmayıp kadınlarımızın kafası karışıksa bizimki de olmalı diyerek ortam bulamacına katkıda bulunuyorlar.

Yazının devamı
KADER ANI
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Neydi o an? Hani hayatınızda bir karmaşa yaşarsınız ya neyin doğru olduğunu artık bilemezsiniz. Oysa ondan bir süre öncesine kadar her şey ne kadar güzel gidiyordur. Sorgulamadan sanki kendinizi ve ideal yaşamınızı bulmuş ve ömrünüzün sonuna dek sürdürecek gibi yaşıyorsunuzdur. Sonra bir şey olur ve sanki her şey o zaman karesinde donar. Bir sonraki kare hiç gelmez. Sanki film şeridi kopmuş gibidir.

Yazının devamı
HER ŞEY BİR AĞAÇ İÇİN...
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Yine öylesine sürüklendiğim bir gün. Bir kahve alıp koşturmak için mutfağa girdim. Girdim girmesine ama çıkamadım. Evde el bebek gül bebek büyütülen türünün tek örneği kedim korku dolu gözlerle bana bakıyordu. Ne olduğunu anlamaya çalıştım.

Yazının devamı
HAYALLER VE YOKOLUŞLAR
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Hani hep şikayet ederiz ya sürekli unutkanlıktan … Yorgunluk deriz, çok çalışıyoruz deriz… Birkaç vitamin öneririz birbirimize komşudan kapma… Hiç söyleyecek bir şey bulamazsak da “stres” deriz…

Ajandalar, cep telefonları imdadımıza yetişmiş durumda ama hep unutkanlık başka bir burukluk bırakır içimizde… Anlamayız… Belki çok derinlerde unuttuklarımızdır asıl bu kelimeyi söyleten…

Yazının devamı
Erkek Gibi Kadınlar
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 09.08.2018

Kadın gibi kadın diye bizi sevenler olur mu dersiniz? Yoksa erkeklerin çoğu gibi “erkek gibi kadın” olduğumuzda mı sevilmek gerek dersiniz? Gözyaşlarımızdan korkan bir toplumla karşı karşıyayız. En belki de gücümüze gidecek olan şey, değerli olmamız için, kariyerimizde takdir edilmek için kadınlık özelliklerimizden vazgeçip erkek gibi kadın olmamız gerektiği…

Yazının devamı
Ah Şu Kahrolası Enerjiler,...
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 05.07.2018

6 yaşımdan beri bu işlerin öyle veya böyle içindeyim. Bazen tercihim doğrultusunda, bazen hayatın zorla yakamdan tutup içine koyması ile oldu. Ama oldu işte. Yıllarca en girilmeyecek kara dehliz deliklerinde bile dolandım. Cesaretten değil, yenemediğim merakımdan, merak tutkumdan… Şimdi ise biri enerji dedi mi, yarat olsun dedi mi kafamı öne eğip hızlı adımlarla uzaklaşıyorum…

Yazının devamı
Dönüşmek ve Kelebek Olma...
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 05.07.2018

Siz hiç varoluşsal bir kriz yaşadınız mı? Dışarıda hayat akarken içinizde hiç bir şeyin size dokunamadığını hissettiğiniz bir yalnızlık, kahkahalarınızın arasında içinizde yükselen bir boşluk duygusu, dokunduğunuz her şeyde yitirilen anlamlar…

Yazının devamı
Dondummm
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 05.07.2018

Buz kesmek diye bir deyim hiç duydunuz mu? Hani dışarısı çok soğuktur ve kıpırdamaya enerjimiz olmaz… Sanki dokularımızda kan akışı olmaz, her şey öyle donmuş kalmıştır ama acıtır bir yandan da.. Öyle kalsa iyi.

Yazının devamı
Değişimin Şifresi; Kayıp...
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 05.07.2018

Ne gariptir, değil mi? Bazen ne yaparsanız yapın hareket edemezsiniz. Yaşamınıza bakarsınız, her şey olağan gözükür. Ama içinizde bir sıkışma… Nefes alamayan bir parça vardır. En zoru değişim değildir, en zoru değişimin nereye veya nasıl olması gerektiğidir.

Yazının devamı
Çağımızın En Büyük Tehlikesi;...
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 05.07.2018

Öyle bir çağdayız ki ritüellerimizi kaybettik. Hatta ritüellerin peşinden gitmek artık insanların bizi geri kafalılıkla, büyümemekle, yobazlıkla suçladığı bir hal almaya başladı. Peki bu kadar gereksizdi neden bu ritüeller ortaya çıktı? Hiç düşündünüz mü? Soyut olan kavramlar neden hep ritüeller gerektirdi?

Yazının devamı
Kişiliğimiz ve ilişkilerimize...
İsmail Acarkan | 04.07.2018

İlişkiler acı ve mutsuzluk yaratmazlar. Sizin içinizde zaten mevcut olan acı ve mutsuzluğun kökenlerini su yüzüne çıkarırlar. Eckhart Tolle

Yazının devamı
Okumak ya da Okumamak...
İbrahim Yıldız | 04.07.2018

William Shakespeare der ki “Olmak ya da Olmamak, İşte Bütün Mesele Bu!”  Ne de güzel özetler aklından ve yüreğinden geçenleri veciz bir şekilde. Bizim ufkumuzu açar yazdıklarıyla. Shakespeare’in bu sözü bana şunu düşündürdü. “Okumak ya da Okumamak, İşte Bütün Mesele Bu!”  

Yazının devamı
Bir Ölümün Ardından
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 02.07.2018

Izliyorum… Kendimi, yanımdakini, karşımdakini… Kimi işi ile meşgul, kimi dostuna gülerek bir şeyler anlatıyor, kimi içtiği kahvenin huzurundan bahsediyor. Herkes ne mutlu yaşıyor, trafik, havadan, yaşanmaz sehrin kalabalığından, politikadan bir kaç üstün körü, ağız alışkanlığı şikayet, ama gerisi pehhh…

Yazının devamı
Bedenimdeki Kara Delik
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 02.07.2018

Her yerde bir beslenmedir gidiyor… Organik mi yiyelim, sütten mi vazgeçelim? Her gün bir haber okuyoruz, ertesi gün aksini… Iki gün korkup söylenilen besin gıdalarından vazgeçiyoruz, sonra her gün değişen gündem karşısında sorgulamadan sürükleniyoruz. İşte ben de bu işin tam ortasında duranlardanım.

Yazının devamı
Uyum
Fırat Bolazar | 02.07.2018

1980lerde Amerika’da bir televizyon reklamı uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir etki bıraktı. Bir kaset firmasına ait bu reklamda, jaz şarkıcısı Ella Fitzgerald’ın sesinin kristal bir kadehi nasıl parçalara ayırdığı görüntüleniyordu. Reklamı takip eden dönemde kaset satışlarında artış olduğu bir gerçek, ama reklamın asıl etkisinin aynı şeyi denemeye istekli kişilerin kadeh satışlarını patlatmaları olduğunu söyleyebiliriz.

Yazının devamı
Odaklanma ve Trans
Fırat Bolazar | 02.07.2018

Uzun yıllar boyunca, Eugene Gendlin, Şikago Üniversitesin’de psikoterapi ve danışmanlık alanlarında çalıştı. Hedefi, bir psikoterapi seansının başarılı olmasını neyin sağladığını bulmaktı. Sonuçta, terapi seansının başarısını belirleyenin terapistin yaptıkları olmadığı, danışanın yaptığı bir şey olduğu sonucuna vardı. Öyle ki, bir terapi seansı boyunca sadece danışanı gözlemleyerek, seanstan yararlanıp yararlanmayacağını söylemek mümkün olabiliyordu.

Yazının devamı
Bir Fincan Kahve
Fırat Bolazar | 02.07.2018

Size sımsıcak haberlerim var. Bu yüzden sıcak bir fincan çay ya da kahvenizi alın elinize ve okumaya başlayın.

Yazının devamı
Temiz Bir Cilt İçin Etkili...
Uzm.Dyt.İlker Pazarbaşı | 02.07.2018

Akne ile sorunları olan insanlar bu durumdan kurtulmak için çokça zahmet harcarlar. Çoğunlukla işe yaramaz, iyi ihtimalle kuru, hassas ve kızarık bir cilt onları bırakmaz. Bugünkü yazımda sizlere temiz, sağlıklı bir cilt için yapabileceklerimizi yazacağım.

Yazının devamı
Kaygı Halindeki Zihin...
Yonca Uluğ | 02.07.2018

Kötü bir günde-ve artarda gelebilen diğerlerinde-her küçük şey dikkatimizi dağıtabilir. Sinir bozucu, endişeli, sabırsız, saçımızı başımızı yolar ve her şeye zıplamaya hazır bir haldeyizdir. Beyninizin düğümlendiği gelecek sefer bu önerileri denemeyi düşünebilirsiniz.

  • İlk olarak ; YAVAŞLAYIN.
Yazının devamı
Zihince
DENİZ ÖZTAŞ | 02.07.2018

Beyin… 100 milyar nöron… Nöron başına 10,000 bağlantı… Milyarlarca elektrik dalgası… Hayal edilemeyecek kadar güçlü bir organ…

Ancak, beynimiz de, elimiz, kalbimiz, ciğerimiz gibi bedenimizin bir organı. Biz beynimiz, yani zihnimiz değiliz. Onlar bizim bir parçamız…

Yazının devamı
Kırmızı Hap Nasıl Yapılır?
Edip Uras | 02.07.2018

Eminim izlediniz…Meşhur bir sahne. Eski bir mermer şöminenin önünde deri koltuklarda oturan iki adam. 

Yazının devamı
Çocukları Anlamak, Kendimizi...
İsmail Acarkan | 02.07.2018

Bütün çocuklar aynı mıdır? Niçin bazı çocuklar daha hareketli iken bazıları daha sakindir? Bazı çocuklar çevreleriyle hemen kaynaşırken bazı çocuklar neden çekingen davranır? Kimi çocuklar annesinin yanından ayrılmakta zorlanırken kimileri kolayca bunu yapabilir.

Yazının devamı
İlişkilerdeki 7 ölümcül...
Uzm. Dr. Seda Ülgen | 06.06.2018

Geçen yazı da mutlu sonla biten masalların, aslında son kısmının huzura erme değil, asıl masalın başlangıç noktası olduğunu anlatmaya çalışmıştım. Açıkçası neden bize bir ilişki başlayana kadar mücadele kısmına dair taktik, stratejiler verirler de asıl başladıktan sonra verdikleri tek öğüt aman takma, hepsinde aynı huy var, kılı kırk yarma, işte hayat böyle bir şey, zaten kimse mutlu değil ki gibi sohbetlere döner.

Yazının devamı