Ne Kadar Sağlıklı Olduğumuzu Ağzımızla Değil Cildimizle Anlatırız!

 

 

Cilt, vücudumuzdaki en büyük organ olmakla birlikte vücudumuzun nasıl çalıştığı ile ilgili çok önemli ipuçlarını da barındırır. Yaşlanma kaçınılmaz olsa da sigara, uyku yetersizliği, yetersiz beslenme vb. durumlar yaşlanmayı hızlandırır. Yaşlanan cildi tekrar genç görünümüne çevirebilmek için sizlere bazı beslenme ipuçları vereyim:

A vitamini: Sağlıklı bir cilt için elzem. Sivilceler ve sedef hastalığında A vitamini takviyeleri tedavinin önemli bir parçası olabilecek güçte. Yetersizliğinde cildin kuruduğunu ve sert noktalarının oluştuğunu görürüz. Kolların arkasındaki isilik benzeri küçük bazen renkli noktacıklar aslında bize temelde A vitamini yetersizliğinin habercisidir. Bu durum aslında birçok bireyde gözlenebilir bir durum. Bunun için A vitamini kaynaklarını bolca tüketebilirsiniz. En iyi A vitamini kaynağı karaciğerdir. Bunun için morina karaciğeri yağı (cod liver oil), bazı sakatatlar ve doğal tereyağı olabilir. Ayrıca morina karaciğeri yağını takviye olarak da alabiliriz.

Çinko: Vücutta protein yapımı, yara iyileşmesi vb. işlevler için önemlidir. Cildin daha genç görünmesinde, cilt hücrelerin onarılmasında ve UV ışınlarına karşı korunmada önemli görevleri vardır. Diyetle alınan çinko A vitamini ile beraber çalışır ve A vitaminin kandaki seviyesinin artmasında rolü vardır. Ciddi aknesi olan bireylerin serum çinko seviyelerinin daha düşük olduğu da gösterilmiştir. Çinkonun en iyi kaynakları hayvansal besinlerdir. Tüm et ve sakatat türlerinde çinko içeriği yüksektir. Ayrıca kabak çekirdeği, yağlı tohumlar da çinkodan zengindir ancak emilim oranı düşüktür.

C vitamini:  Ciltteki kollajenin (ciltteki yapısal protein) üretimi ve onarılmasında görevi vardır. Yetersizliğinde kuru cilt, dişeti çekilmeleri, ağız yaraları görülür. Toplumda yetersizliğine sık rastlanır ve ciddi yetersizlik olmadan dikkati çekmez. C vitaminini yeteri kadar alan bireylerin ciltlerinin daha parlak ve canlı görüldüğü bilinir. Yara iyileşmesinde de önemli görevleri vardır. Fazlası atıldığı için yüksek miktarlarda alımı zarar vermez. En iyi kaynakları: biber, koyu yeşil sebzeler, maydanoz, brokoli, brüksel lahanası, kivi, turunçgiller, kırmızı meyveler vb. ayrıca kişniş, kekik, fesleğen de C vitamininden zengindir. Genellikle bol renkli beslenme C vitamini açısından yeterli bir diyete işarettir. Ama bunu her öğününüzde yapın. Günde 1-2 kere küçük kasede sebze yiyerek yeterli C vitamininden bahsedemeyiz.

Omega 3: Takviye olarak alımını her zaman öneririm. Yeterince balık yemenin bile artık yeterince omega 3 alımına yeterli gelmediği bir dönemde yaşıyoruz. Cilt sürekli dış etkenlere maruz kaldığından, kendini korumada sürekli omega 3’e ihtiyaç duyar. Biliyor musunuz sağlıklı bir diyette omega 6:omega 3 oranının 3:1 olması lazım. Şu anki diyetlerde bu oran 30:1 durumunda. Bu durum ise kronik hastalığa merhaba demek. Hasta olmamanıza güvenmeyin bu durumlar çok iyi zemin hazırlar ilerideki muhtemel bir hastalığa. Balık yağı takviyesi alıyorsunuz diye balık yemeyi ihmal etmeyin sakın. Açık deniz balığı olsun, çiftlikten olmasın. Tatlı su balığı da olabilir. Ama çiftlik somonu olmamalı. Çiftlik somonunda çok daha fazla ağır metal ve poliklor bifenil (kötü kimyasallar) içerir.

Kükürt: Cilt ve tüm sağlık için önemlidir. Çoğumuz kükürtten yetersiz besleniriz. Hâlbuki yine iyileşemeyen sorunların nedenlerinin başında kükürt geliyor. Kükürt de C vitamini gibi kollajen yapımında görev alır. Hayvanlar da kükürtten fakir beslendiklerinde (çiftlik) onlardan elde edilen besinlerde de kükürt yetersiz olabiliyor. Kükürt vücutta güçlü antioksidanların üretimini de sağlıyor. Ve bu antioksidanların yersizliği yaşlanma ile direk ilişki kuruluyor. Kükürtün kokusu hoş değildir. Yumurta sarısı ve et türlerinde bolca bulunur. Ayrıca lahana türevleri, soğan, sarımsak vb. besinlerde de bol bulunur.

K2 vitamini: Kemiklerin güçlenmesi, kalp hastalıklarından korunmada, beyin fonksiyonlarında, kansere karşı korunmada vb. çok etkilidir. Temelinde ise kalsiyumun doğru yerlere (damarlara gibi yumuşak dokulara değil de kemik ve dişlere) ulaşmasında görevlidir. Yumuşak doku denince akla cilt de gelir. Cilt hücrelerinde kalsiyum birikmesini önleyerek ve A ve D vitaminlerinin işlevlerini yapmasına yardımcı olarak cilt sağlığını destekler. Daha parlak ve pürüzsüz bir görünüm almasına yardımcı olur. Hayvansal kaynaklı besinlerde bol bulunur. Tereyağı ve süt ürünlerinde bol bulunur. Ancak maalesef marketten aldığımız tereyağı ve süt ürünlerinde pek bulunmaz. Hayvansal kaynaklı besinlerde yeterince bulunur. Ancak dolaşan ve ot yiyen hayvanlarda bulunur. Çiftlikte sadece buğday, mısır veya arpa gibi yiyecekler yiyen hayvanlarda az miktarlarda vardır.

İşte böyle. Ek olarak her gün düzenli olarak zencefil, zerdeçal ve tane karabiber çayı yapar ve içerseniz cildinizin daha parlak ve sağlıklı görünmeye başladığını görebilirsiniz. Diğer bir önerim ise çörekotu yağı. İçerisindeki yararlı bileşikler sayesinde cildinizin daha pürüzsüz ve canlı olmasını sağlar.

Sağlıcakla kalın…