Loading...
Menu

PSİKONÖROİMMÜNOLOJİ (PNI) NEDİR VE TEDAVİDE NASIL BİR YOL İZLENİR?

Psikonöroimmünoloji bilimi 80’lerden sonra tekrar önem kazanmaya başlayan, hastalıklara bütüncül bir yaklaşım sergileyen bilim dalıdır. Adından da anlaşılacağı gibi, psikoloji, nöroloji, immünoloji bilimlerini kapsarken, tüm hastalık tablolarına bu üç bilim dalının yanında davranış bilimleri, endokrinoloji, epigenetik, evrimsel biyoloji ve diğer evrimsel yaklaşımları da kapsayarak bütüncül bir yaklaşım sergiler. Bunun nedeni insanın çok yönlü bir canlı olmasıdır. Oluşan herhangi bir kronik hastalık tablosunda, psikoloji, sinir sistemi, bağışıklık sistemi, endokrin sistem, epigenetik, davranış bilimi, beslenme iç içedir ve etkileşim içerisindedir. Hastalığa sadece bir açıdan yaklaşmak ise tatmin edici bir çözüm sunamaz. Bunu tüm hastalıklar için düşünebilirsiniz; kalp-damar hastalıkları, otoimmün hastalıklar, kanser, tip 1 ve 2 diyabet, romatolojik hastalıklar vb. Klinik Psikonöroimmünoloji (psikonöroimmünoloji biliminin pratikte uygulanması) bu durumlara çok yönlü yaklaşım sergileyerek hastalık tablosunu bozmayı hedefler. Burada hastalığı tetikleyen noktayı bulmak ve bertaraf etmek önemlidir, bu şekilde vücut iyileşmeye başlar. Geriye sadece bu iyileşme sürecinde vücudun daha hızlı toparlanması için, bireyin organ ve sistemlerini iyileştirmede gerekli besin ögelerini içeren beslenme programını ve fiziksel aktivite programını düzenlemek kalır.

Psikonöroimmünoloji alanında çalışırken insanı son yüzyılda birden ortaya çıkmış bir canlı olarak düşünemeyiz. Nasıl her canlının uyum sağladığı çevre şartları varsa, insanın da uyum sağladığı çevre şartları vardır. İnsan genetiğine en uygun çevre şartlarının ne olduğu ve nasıl olması gerektiği araştırılırken doğal olarak evrimsel bakış açısından yararlanılır. Bunun nedeni insanoğlunun en azından son 50.000 yıldır genetiğinin değişmemiş olmasıdır. Oysa beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinde ilk devrim 10.000 yıl önce yerleşik hayata geçerken olmuştur ve beraberinde ciddi salgın ve kronik hastalıkları da getirmiştir. Son yüzyılda ise teknoloji ve sanayinin de gelişmesi ile beslenme ve yaşam tarzında yeniden büyük bir devrim yaşanmıştır. Ancak insanın genleri hala değişmemiştir ve hala 50.000 yıl öncesi ile aynıdır. Yani 50.000 yıl öncesindeki çevre şartlarına ve beslenme şekillerine adapte olan genler, artık çok değişmiş beslenme ve yaşam tarzları ile karşı karşıyadır. Bu durumda da hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Özellikle son dönemlerde daha çeşitli ve daha yaygın hastalıklar da görülmeye başlanmıştır. Sağlık ve hastalık anlayışımıza bu pencereden baktığımızda insanın hasta olmasının gayet doğal olduğu anlaşılabilir. Burada ilginç olan ise, bu şartlarda yaşamalarına rağmen 80-100 yaşlarına kadar sağlıklı yaşayabilen insanlardır.

Bir hastalık tablosu ele alınırken, bireydeki semptomlar bütüncül olarak değerlendirilir. Bireyin tanısı, hormonal dengesi, ağız sağlığı, bağırsak sağlığı, ağrı durumları, alerjik reaksiyonları, uyku düzeni, çeşitli etkenlere vücudun verdiği tepkiler araştırılır. İnsanın davranışlarının sağlığına, sağlığının davranışlarına etkileri, beslenme biçimi ve durumu, fiziksel aktivite düzeyi, sosyal ilişkileri, sorunlara karşı geliştirdiği çözüm stratejileri vb. gibi ihtiyaç duyulan bilgiler toplanır. Hastalık oluşumunun ilk noktadan son hastalık tablosuna kadarki basamakları belirlenir. Tedavi amacıyla yaşam tarzında ve beslenmesinde değişiklik yapılması gereken noktalar hastanın hayatına kademeli olarak geçirilir. Kalıcı çözüm için olağanüstü bir şeye ihtiyaç yoktur. Sadece vücudun ihtiyaç duyduğu şeyleri ona vermek gerekir. Bu arada zarar gördüğü şeyleri de hayattan çıkarmak lazımdır. Klinik psikonöroimmünoloji de tüm diğer bilim dallarında yapılan bilimsel çalışmaları bir araya getirerek, bilimsel camiada yapılan heyecan verici çalışmaları klinikte hayata geçirir.