Loading...
Menu

OKUMAK İLE İLGİLİ YENİ BİR YAKLAŞIM

Uzun yıllar boyunca kitap okumanın önemini fark edememiştim. Kitap okumak ne işimize yarayacak ki?  Zaten başladığım kitaplar hep yarım kalıyordu. Veya çok sıkıcıydı. Sonrasında şunu keşfetmeye başladım. Kitap okumaya karşı zihnimizde o kadar çok olumsuz düşünce var ki. Peki ya ne yapmalıydım?  

İlk olarak okuma ile ilgili bir araştırma yapma kararı aldım. Çünkü bilmediğim konular hakkında kaygılanmanın ve korkmanın bir anlamı yoktu. Okumak ne işe yarar sorusunun cevabını bulmalıydım. Araştırdıkça hayretim artmaya başladı. Beni en çok şaşırtan bilgi şu oldu. Okumanın beyinde sadece gri maddeyi değil, sinirler arası bağlantılar olan beyaz maddeyi de etkilediği gerçeği. Bir diğer deyişle, okuma, beyinde yapısal değişikliklere neden oluyormuş. Aynı araştırmaya dayanarak, okuma becerisinin sonucu olarak bireylerin zihinsel olarak geliştiği, kendini bilme ve kendini denetleme gibi üst düzey zihinsel etkinliklerinin arttığı belirtilmekte.  

Okumanın ne işe yaradığını anladım lakin olumsuz düşüncelerimden kurtulamıyordum. Neden okuduğum kitaplar yarım kalıyordu. Zaten üniversite sınavını da yetiştirememiştim. Bu yüzden çevrem beni başarısız oldu diye eleştirmişti. Bu sorunun cevabını sahaflardan öğrenebilirdim. Tüm cesaretimi toplayıp sahaflara gittim. Derdimi açtım ve bana bir kitap tavsiyesinde bulundu. Anlayarak Hızlı Okuma adında ilginç bir kitap. Çok sevinmiştim. Hemen içindeki uygulamaları yapmaya başladım. Şu şekilde ümitlendim eğer hızlı okursam kitapları bitirebilirdim. Ve sorunumu çözebilirdim.  

Hızlı okumanın tarihi çok ilginçti. Göz kaslarını kuvvetlendirmek çok önemliydi. Kelimeleri ikili ve üçlü görmeye başladığım zaman sorun çözülecekti. Fakat kitaptaki uygulamaları bir türlü kavrayamadım. Hızlı Okuma ile ilgili bir eğitime katılma kararı aldım. Hızlı okuma eğitmenimden çok etkilendim. Bir çok kitap okuduğu her halinden belli idi. Yürüyen kütüphane gibiydi. Eğitimde beni en çok etkileyen şu oldu. Eğer beynin işlem yapma kapasitesini geliştirseniz okuma hızınızda anlamlı bir değişme olur.  

Beynin işlem yapma kapasitesini geliştirmek için beynin sağ lob ve sol lobunu çok iyi tanımamız gerekir. Beynin sol lobunun, konuşma, matematiksel işlemler, diziler, sayılar ve analiz gibi konularda çok üstün olduğu, mantıklı ve doğrusal çalıştığı tespit edilmiştir. Beynin sağ lobu ise, ritim, hayal kurma, renkler, boyut, hacim, müzik gibi fonksiyonların icra edildiğini ortaya koymaktadır. Beynin sol tarafı bilgiyi mantıklı ve doğrusal olarak işlemekte, sağ lob ise artistik tarafı oluşturmakta, detaydan çok resmin bütünüyle ilgilenmekte ve bilgiyi şekil ve hayal gücüyle işlemektedir.