Loading...
Menu

KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI ve AİLE


Toplumun en küçük yapı birimi ailedir. Sağlıklı aile yapısı sadece kendi üyeleri için değil çevresi ve toplum için de bir denge ve güven unsurudur. Güçlü ve sağlıklı aile demek, varlığı ile gurur duyduğumuz çocuk nüfusun ve genç nesillerin huzur ve güven ortamında yetişmesi demektir. Doğru bilgi ile donatılan çocuklarımız üretken Türkiye’nin temelini oluşturmaktadır. Bilgiye erişimin en güçlü yollarından biri kitap okumaktır. Okumaktan ve araştırmaktan zevk alan çocuğun yaşamı boyunca yarar sağlayacağı önemli bir kazanımdır. Bu açıdan bakıldığında çocuk yaşamının erken dönemlerinden itibaren onunla birlikte okumak ve çocukta bir okuma kültürü oluşturmak ona verilebilecek en değerli hediyelerden biridir.

Anne ve babanın çocuk ile birlikte kitap okuması çocuğun hayal gücünü geliştirir. Hayal gücünün gelişimi önemlidir. Çünkü, yenilikler bir hayal ile başlar. Günümüzde kullandığımız tüm ürünler veya hizmetler bir hayalin gerçekleşmiş halidir. Son zamanlarda ailelerin en çok karşılaştığı sorunlardan bir tanesi çocuklarının dikkat dağınıklığıdır. Bu sorunun çözümü için formül çok basit. KİTAP OKUMAK. Eğer çocuğunuzun dikkat süresini artırmak istiyorsanız çocuğunuzun ilgi duyduğu bir kitabı günde sadece 20 dakika okuması yeterli. Kitap okuma alışkanlığı olan öğrencilerin okul ve iş hayatında daha başarılı olduğu bir diğer önemli katkıdır.

Kitap okuyan çocukların öz güveni kitap okumayan çocuklara göre daha yüksektir. Bunun sağladığı en büyük katkı cesaretinin yüksek olmasıdır. Cesaretli olan çocukların kendilerine ait duruşları ve değerleri vardır. Kendi hakkını savunmak ile ilgili korkuları yoktur. Sözel iletişim becerileri kelime dağarcıkları zengin olduğu için ikna kabiliyetleri kuvvetlidir. Başka çocuklara bağımlı bir yaşam tarzları yoktur. Kitap okudukça özgürleşirler ve bağımsızlık duygusunu tüm hücrelerine kadar hissederler.

Televizyonun olmadığı dönemlerde aile büyükleri çocuklara yaşanmış hikayeler anlatırdı. Bu hikayelerin sonunda kıssadan hisseler paylaşılırdı. Çok önemli ve faydalı dersler çıkarırdı hikayeyi dinleyenler. Bu şekilde aile arasında sıcak bir yakınlaşma ortamı oluşurdu. Bizler de aynı yöntemi uygulayarak hem çocuk hem de anne babanın keyifli ve verimli zaman geçirmelerine olanak sağlayabiliriz.

Gündelik yaşamda sorunlarla karşılaşırız. Okuyan ve okumayan çocukların sorunlara bakış açısı farklıdır. Okuyan çocukların yaratıcı problem çözme becerileri çok yüksektir. Bu sebeple sorunları fırsata dönüştürme kabiliyetleri vardır. Okumayan çocuklar ise sorunlara takılırlar. Sorunlara takılmaları onları mutsuz eder. Eğer çocuklarımızın hem başarılı hem de mutlu olmalarını istiyorsak kitap okumaya teşvik edecek bir yaklaşım tarzı oluşturmamız gerekmektedir.