Loading...
Menu

ERTELİYOR MUSUN? BEN DE...


Milli sporlarımızdan 'son dakikacılık’ uzmanlara göre ergen bir toplum olmanın işaretlerinden

biri. Öğrenciyken, sınava girmeden önce son gece sabahlayan, yapılacak herhangi bir iş için

verilen son saatin son dakikasına kadar harekete geçmeyen insandan hep kriz ve acil

durumları çözmeye çalışan birine dönüştüysen, sen de bizim tayfadansın.

Milli Takımlarımızın son dakikada kazandığı veya kaybettiği maçların sayısını bilsen

şaşarsın.

Sosyal medyada 'hayatı ertelemeyin’ türünden paylaşımlar yapanlara bak, o resmi yüklerken

kim bilir başka neleri erteliyordur.

Harekete geçme mekanizmaları gelişmemiş insanlar olarak biz, en hızlımız dahil yapmamız

gerekenleri erteliyoruz. Yanlış anlamayın, hareketsiziz demiyorum, sorsan herkes bir meşgul

bir koşuşturma halinde. Derini sorguladığında herkes asıl yapması gerekeni öteliyor. Ve

bunun fazlası ile farkında aslında.

Mesela bu yazıyı ele al. Kaç kere niyet edildiğini, kaç kere birazdan dendiğini, kaç kere yarın

ilk iş yapılacağına karar verildiğini bilsen benim yerime utanırsın.

Ertelemek, yabancı diyarlardaki adı ile procrastination işte böyle başa bela bir hastalık.

Hastalık diyorum diye alınma. Gerçekten de, insanı ele geçirdiğinde, tüm bağışıklık

sistemlerini çökerten, ilişkilerini yerle bir eden, hayat akıp giderken bizi yerimize çakılı

bırakan bir modern çağ hastalığı.

Eski zamanlarda ertelemek daha zor olmalı. Şimdi herkesin başı o kadar kalabalık ki,

ertelediğimizi bizden başka kimse fark etmiyor. Bir işi yeteri kadar ertelersek, ya zamanı

geçtiği için yapacak bir şey kalmıyor, ya da artık değeri olmadığından yapmak istemiyoruz.

Her iki durumda da, bu beyin yoğunluğumuzdan eksilen bir iş daha olduğu için mutlu bile

oluyoruz.

Ya kaçırdıkların…?

Ya kırdıkların…?

Ya kendine söz verdiğin ama yapmadın o kadar işin içinde yarattığı kırgınlık…?

Ertelediğimiz için kendimize kızdığımız zaman, başka şeyleri de erteleyip kendimize ceza

vermeye devam ediyoruz. Virüs yayılıyor, bizi tamamen ele geçirene kadar.

Modern çağın bir başka sorunu, çocukların evlerin patronu olma yolunda hızla ilerlemesi.

Dedikleri sürekli yapılmaya çalışıldığından, tam sınırlarını bilmeyen, bir türlü mutlu olamayan

çocuklar yetiştiğinden yakınıyor uzmanlar.