Loading...
Menu

Doğasından Çoktan Uzaklaşmış Günümüz İnsanı Mutlu Olabilir mi?

     

Günümüz yaşamında insanların kendi kendilerine en çok telkinde bulundukları konu herhalde mutlu olmak, mutluluğu yakalamak, mutluluğu sürdürebilmek veya arttırabilmektir.

 

Bu konularda zihnimizde yaşadığımız belirsizliği ortadan kaldırabilmek için elimizden gelen her şeyi yaparız. Bunun nedeni zihnimizi en çok yoran şeyin belirsizlik olmasıdır. Çünkü beyin garanticidir ve belirsizlikten hiç hoşlanmaz. İşte hepimizin tüm gün ortadan kaldırmaya çalıştığı şey bu belirsizliktir.

  

Sokakta yürüyen insanların gözlerine bakın ve düşüncelerini okumaya çalışın. İnsanların birçoğu anda değildir. Yaptığı şeyin çok ötesinde farklı şeyler deneyimliyordur.

   

Ya geçmişle ilgili bir şeyleri tiftikliyordur.

   

Ya da gelecekle ilgili birtakım planlar kurguluyordur.

   

Bu gerçekliğin nedeni zihnin kontrolünde yaşamamızdır. Varlığımızı sürdürmemiz için bizi korumaya çalışan ego dengeye getirilemediğinde bizi koruyan bir unsur olmaktan bizi yöneten hatta esir haline getiren bir fonksiyon üstlenmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

Peki Bizi Bu Noktaya Getiren Şey Nedir?

  

Yüzyıllar önce insan zihni bugünküne oranla çok daha farklı işliyordu. İnsanların farklındalığı bugün olduğundan çok fazla ve gerçekleri görme yetenekleri çok fazla idi. Sebebi ise bireyler özgür, ergen ve üretken idi. Bunula birlikte aile yapısı, doğaya saygı, evrensel yasaların kabulü gibi kavramlar çok önem taşımaktaydı. Aile yapısında dişil ve eril enerji birbirini tamamlıyor ve bu ortamda sağlıklı çocuklar yetişiyordu.

  

Sonrasında ise;

 

 

 

Sadece varlığını sürdürmek için ihtiyacı kadar üreten ve ürettiği ile yetinen insanoğlu bir anda yerleşik hayat, tarım, sahiplik, istila, devlet kurma gibi yaşam şeklini bütünüyle değiştirecek adımlar attı.

 
  • Kişinin özgürleşmesine imkan veren ergenlik ritüelleri belirli grupların özel çıkarlarını sürdürme amacıyla kullanılmaya başlandı.
 

Bu aşama çok önemli çünkü ergenleşmeyen ergenleşemediği için özgürlüğü olmayan insan mutsuz olur ve yaşamı boyunca kendisini ispat etmeye, kimliğini bulmaya çabalar. Kimliğini bulanmayan insan bir süre sonra yaşayamadığı hayatın yerine başkalarının hayatlarını yaşamaya başlar. Sanatçıların veya ünlülerin yaşamlarının takibi buna örnek olarak gösterilebilir.

 

 

 

Bu olguyu uzun yıllar önce farkeden bazı kesimler bundan çıkar sağlamak amacıyla sadece seçtikleri kişileri ergenleştirerek sistemlerinin sürdürülebilirliğini sağladılar. 

 

 

 

Bu konularda detaylı bilgi almak isteyenlere Erhan ALTUNAY’ın Ezoterizm eğitimini tavsiye ederim. 3000 Yıllık insanlık tarihini 4 saatte yeniden hatırlayabilir bugün ekonomik kapitalizm denilen sistemin bugüne nasıl ulaştığını görebilirsiniz.

  

Peki Neden Mutlu Değiliz?

 

 

 
  • Doğamızdan uzaklaştık
  • Toprak ile temasımızı kestik
  • Doğaya olan saygımızı yitirdik
  • Evrensel yasaları unuttuk
  • Bireyselleştik
  • Farklılıklardan gelen zenginiğin yerini aynılık aldı
  • Kendimizi yeteri kadar ifade edemiyoruz
  • Ya geçmiş ya da gelecekle uğraşıyoruz
  • Her şeyi yargılıyoruz
  • Her alanda sınırlandırılıyoruz
  • Eğitim sistemi insanları hayata hazırlamak yerine işyerlerine kaynak yetiştiriyor
  • Üretmek yerine adece tüketiyoruz
  • Dişil ve eril enerji birbirine karışmış ve bütünlük sağlanamıyor
  • ......................
  •  
  • İnsanın Mutlu Olması Gerekiyor mu?
  •  
 

Aslına bakarsanız bizler mutlu olmak için yaratılmadık. Temel amacımız hayatta kalmak ve varlığımızı sürdürmek. Önemli olan akışta olmak ve sevdiğimiz şeyi yapmaktır. Akışta olmak için iki temel unsur vardır.

 
  • Kendine meydan okumak
  • Yetkinliğini arttırmak
  

Günümüz insanı ise kendine meydan okumak ve yetkinliğini arttırmak yerine mutluluğu emeklilik, zenginlik, kariyer, ün ve şöhret gibi durumlara bağlamıştır. Bunların hiçbirinin sizleri mutlu etmeyeceğini şimdiden söyleyebilirim. Ulaşmak istediğiniz şey gelecekte ise şu anın ne anlamı var? Gelecekte olacak tek şey ölümdür kimse de oraya varmayı istemez. Bütün dinler ve spiritüel yaklaşımlar anda olmayı ve öz benlik ile iletişimi merkezine alır. Tanrı ile iletişim aslında öz ile iletişim kurmaktır.

 
  •  
  •  
  • Mutlu Olamamız İsteniyor Mu?
  •  
 

Bu nokta çok önemli;

  

Mevcut sistemler mutlu olmamızı kesinlikle istemiyor tam aksine mutsuzlaştırılmaya çalışılıyoruz.

 

Karşılığında ise tüketerek mutlu olabileceğimiz vaad ediliyor.

  

Nasıl mı?

 
  • Bu yıl rüya gibi bir tatil yapmak ister misiniz?
  • Böyle bir sitede oturmak istemez misiniz?
  • Araç kullanırken bu konforu hisstemek ister misiniz?
  • Güzelliğiniz fark edilsin
  

Gibi subliminal mesajlar yoluyla tüketim delisi olduk ve 5 dakikalık mutluluk için AVM’lere gidiyoruz.

  

Mutluluk ile İlgili Bilinmesi Gereken Temel Konular

 

 

 
  • Mutluluk zihnimizin içinde bir durumdur ve zamansallık taşımaz.
  • Mutluluğu gelecekteki bir duruma ya da olguya bağlayamayız. Şu an ne kadar mutlu isek her zaman o kadar mutlu olacağız.
  • Mutluluk satın alınamaz. Mutluluk elma veya araba gibi satın alınabilecek birşey değildir.
  • Mutlu olmak için üretmek veya paylaşmak gerekir.
  • Alışveriş yaparken yaşadığımız mutluluğa sentetik mutluluk denir ve süresi araştırmalara göre 5 dakikadır.
  

Mutlu Olabilmeyi Başarabilmek İçin Ne Yapmalıyız?

  

Hayattta herşey stratejidir. Değer ve inanç sistemimiz strateji ve hedeflerimizin temelidir. Öncelikle değerlerimizi ve inançlarımızı gözden geçirmeliyiz. Bu gözden geçirmenin sonrasında duygularımız aksiyonlarımızı yönlendirir ve istenilen dönüşümü yavaş yavaş başlatabiliriz.

  

Mutlu Alabilmenin Altın Kuralları

 
  • Sevdiğiniz şeyleri yapın.
  • İşinizi sevmiyorsanız ya değiştirin ya da işinizi seveceğiniz hale getirin.
  • Yaşam amacınızı belirleyin.
  • Akışta olun (kendine meydan okumak ve yetkinliği sürekli arttırmak)
  • Yargıları kaldırın ve etrafınızdaki hiçbir şeyi yargılamayın.
  • Kabul edin. Karşılaşdığınız olumlu olumsuz her durumu kabul edin.
  • Zorlamayın. Olmasını istemediğiniz şeyleri zorlamayın. Her şeyin bir sebebi vardır. Belki o deneyimden birşey öğrenmeniz gerekiyordur.
  • En az çaba felsefesini uygulayın. Doğada hiçbir varlık koşulları değiştirmek için çaba sarfetmez. sadece uyum sağlar.
  • Size doğruymuş gibi sunulan şeyleri yanlış gibi düşünün ve tekrar değerlendirin.
  • Tüketmek yerine üretin ve paylaşın.
  • Her faaliyette niyetinizi gözden geçirin kendinize fayda sağlamak yerine çevrenize değer yaratmaya çalışın.
  • Alışveriş yapmak, araba almak veya ev almak yerine seyahat edin, özgürleşin, farklılıklardan gelen zenginliği yaşamaya çalışın.
  • Sağlıklı beslenin ve spor yapın.
  • Şikayet etmeyin takdir edin.
  • Nefret etmeyin sevin.
  • Somurtmak yerine gülün.
  • Pasif aktiviteler yerine sizi gerçekten iyi hissettirecek aktiviteler bulun.
  

Sonra da yaşamın tadını çıkarın ve yaptığınız her şeyden zevk almaya çalışın.

 

 

  

Mutluluk-Başarı-Karlılık konularında daha detaylı bilgi ve uygulamalar için sizi eğitimlerimize ve seminerlerimize bekleriz.