Loading...
Menu

BİLMİYORUM DEMENİN HAFİFLİĞİ

Bilmediğimiz zamanlar endişeliyiz genelde. Yarın ne olacak? şu sınav nasıl geçecek? hoşlandığım kız beni seviyormu? sevgilim bugün beni düşündümü? iş görüşmesinde ne ile karşılaşacağım? ve tabi soruların en yaldızlısı ve en yıldızlısı, ne zaman öleceğim?

Çünkü emin olmak istiyoruz. Gelecekten, yanımızdakilerden, aldatılmayacağımızdan, yarın havanın nasıl olacağından. Emin olduğumuz anda ise ilgimiz kayboluveriyor nedense, başka emin olmadığımız şeyler bulup onlarla uğraşmaya meraklanıyoruz. Peki herhangi bir şeyden kesin emin olmamızın şartı nedir? Gerçek bir tanıma ulaşamazsan en iyisi kendi tanımını yapmak.

Emin olmak herhangi bir bilgiyi hiç şüphemiz olmadan kabul etmek demek, bir bilgiye karşı güvenimizin göstergesi...Bir şeyin doğru olduğunu düşündüğümüzde emin oluyoruz. Emin olmak en üst seviyede güven demek,bazı bilgiler hakkında farklı güven seviyelerimiz olduğu da oluyor. Ne zaman emin olmalıyız? Tüm bilgi sonucu destekliyorsa ve elimizdeki bilgilerden hiç biri sonuca aykırı değilse eminiz artık. Eğer şüphe duymamız gereken bir bilgi varsa, emin olamıyoruz. Emin olmamıza engel olan bir davranış, bir bakış, bir ihtimal hesabı veya karnımızda bir ağrıda olsa , kendimizi huzursuz hissediyoruz. 

Özellikle kendimiz ve çevremizle ilgili ilişkilerde her şeyi bilemediğimizi farkettiğimiz anda emin olmak da o kadar zorlaşıyor. Elbette emin olmak ve ve biliyorum diyebilmek duruma göre farklılık gösterebilir. Zaman zaman 'şimdiki aklım olsaydı' dediğimiz olmuyormu? her karar, her duruş ve her duygu, o andaki bildiklerimize ve dahada geniş anlamda algımıza bağlı. Hatalı gözüken bir seçimin daha sonra doğru olduğu, çok doğru gözüken ve 'emin' olduğumuz bir seçimin büyük bir hata olduğuna çok şahit olmuşsunuzdur.

Biz insanlar her şeyi bilebilen canlılar değiliz. O yüzde vardığımız sonuçlar,yaptığımız çıkarımlarda yanılma payımız zaman zaman hayli fazla. Buna rağmen, insanlığın devam etmesi, edinilen bilgilere ve bazı bilgilern doğruluğuna kesin olarak inanmamıza bağlı. Buna en güzel örnek güneşin doğuşu ve batışı olmalı. Hepimiz akşam olunca gün batımında güneşin bazen insanı büyüleyen renklerle süslü bir ufuktan yok olduğunu görüyoruz. Yarın sabah güneşin doğacağına emin olmasaydık ne olacağını düşünebiliyor musunuz? Karanlığın sonsuza kadar süreceğini düşünseydik, her gün batmında gireceğimiz panik havasını  hayal edebiliyor musunuz? Oysa yarın sabah güneş yine doğacak ve biz bunu 'biliyoruz' Eminiz. Hiç şüphe yok. O yüzden karanlıkları rahatlıkla karşılıyoruz ve hatta akşam dinlenme zamanı , sevdiklerimize zaman ayırma fırsatı , güzel bir uyku ile yarına yarına hazırlanma şansı diye seviniyoruz bile...

Hiç kontrolümüzde olmayan bir olaydan bu kadar eminiz de, duygularını ve düşüncelerini istersek kontrol edebileceğimiz kendimizden bukadar emin değiliz. Hele hayatımızdaki olaylardan ve insanlardan sürekli şüphe duyuyor ve teyit istiyoruz. Beni gerçekten seviyor musun? Hep yanımda olacak mısın? Akşam eve gidince mesaj atacak mısın? hayatın gerçek anlamı aslında bilmemekle ve şüphe ile barışık olduğumuz anlarda saklı. Her şeyi bilemeyeceğimizi bildiğimiz halde, her şeyi bilebileceğimizi sanmak, kendimize kurduğumuz en büyük tuzaklardan biri. O halde belki de gülümseyerek tekrar etmemiz gerek...

'Güneş yarın doğacak eminim, ben sadece gecenin keyfini çıkarmaya bakıyorum...'